Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2020/67 E. 2021/6918 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/67
KARAR NO : 2021/6918
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 21/12/2004 tarihinde 13. Derecenin 1. Kademesinden Orta Okul mezunu olarak tekrar açıktan atama yoluyla Orta Okul mezunu Memur olarak işe başlayıp devam ederek gerçekte haketmediği maaş almak ve Sosyal Güvenlik Kurumuna kesinti aktarılmak suretiyle kamu kurumu aleyhine haksız yarar sağlayarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen somut olayda;
Sanık savunması, katılan beyanı ile tüm dosya kapsamından, sanığın memuriyete girişlerinde yasanın aradığı şartları taşımadığı halde yasanın aradığı öğrenim şartına ilişkin elde edilemeyen sahte belge ile kendisini ortaokul mezunu olarak göstererek haksız yere Adalar belediyesinde memuriyete girdiği ve burada memuriyete devam ederek maaş almaya devam ederek kamu zararına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, mahkemenin sanığın mahkumiyet hükmünde ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteminin kurulan mahkumiyet hükmü nedeniyle katılan lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin istemi yönünden vekâlet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal etmesi karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili ve sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine karar verilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına “katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 3.000 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Abdurrahman …’ya verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.