Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16380 E. 2021/12033 K. 18.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16380
KARAR NO : 2021/12033
KARAR TARİHİ : 18.11.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Bozmaya uyulduğu halde;
1- Temyiz konusu bu davadan önce 07.03.2008 tarihinde kesinleşen … (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08.02.2008 tarih ve 2007/399 esas ve 2008/121 karar sayılı hükmü ile sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, temyiz konusu bu davada incelemede bulunan Dairemizin 30.09.2014 tarih ve 2012/13378 esas ve 2014/9607 karar sayılı bozma ilamı ile sanığın bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerektiği belirtilerek araştırma yapılması istendiği halde bozma gereğinin mahkemece tam olarak yerine getirilmediği anlaşıldığından, yukarıda belirtilen 08.02.2008 tarihli hüküm ile belirlenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın infaz tarihlerinin ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinden tereddüde mahal vermeyecek şekilde sorulup belirlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken, önce “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip sonra da ihbar üzerine hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre, Dairemizin 30.09.2014 tarih ve 2012/13378 esas ve 2014/9607 karar sayılı bozma ilamına konu mahkûmiyet hükmünde sanığın neticeten 6000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararı sadece sanık temyiz ettiği halde, açıklanan
hükümde sanığa hapis cezası verilerek CMUK’nın 326/son maddesinde öngörülen kazanılmış hakkının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 18/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.