YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9627
KARAR NO : 2021/9270
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte Fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
A) Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en son fatura tarihi nedeniyle 08.09.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
1)Sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; sanığın vergi suçu raporuna göre MERNİS’ten tespit edilen en son adresi olan …../ Sakarya” adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu çünkü tebligatı alan dayısı olduğu şerh düşülen… isimli kişinin tebliğ tarihinde kendisi ile aynı konutta ikamet edip etmediğinin tebliğ zarfı üzerinden anlaşılmadığı, sanığın talimatla alınan savunmasında tebligatın eline geçmediğini ve 26.04.2014 havale tarihli yazılı savunmasında “ tebligatın kahvehanede akrabalık bağı olmayan ve tanımakta güçlük çektiği…’na teslim edilmiş olduğunu” bildirmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; tebligatı teslim alan…’nun tanık olarak dinlenmesi, tebliğ tarihinde sanıkla aynı konutta ikamet edip etmediğinin sorulması, ayrıca tebligatın yapıldığı tarihte… ile sanığın aynı konutta birlikte oturup oturmadıkları konusunda kolluk araştırması yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve hatalı gerekçe ile hüküm kurulması,
2)Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde; sanığın savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen iş yerinin sahibi olduğunu, ancak iş yeri ile ilgili bütün işlemleri teyzesinin oğlu …’nun yaptığını, sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a)Dosyada bulunan faturaların ya da vergi dairesinden temin edilecek faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve …’na ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
b) …’nun da faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanık ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
c)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da …’na ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
aa)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
bb)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
cc)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırı,
d)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 26.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.