YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10503
KARAR NO : 2012/999
KARAR TARİHİ : 18.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında Mala Zarar Verme ve Konut Dokunulmazlığını Bozma suçlarından zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanıklar hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nun 53/1.maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
A-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanıklar hakkında Mala Zarar Verme ve Konut Dokunulmazlığını Bozma suçlarından zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Dosyada bulunan parmak izi raporuna göre, sanık …’in yakalandığında alınan parmak izinin daha önce 2003 yılında …’de Yaralama suçundan parmak izi alınan 1983 doğumlu kardeşi …’in parmak iziyle aynı olduğunun tespit edildiği, ayrıca bu konuda Şarkikaraağaç Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma bulunduğu bilgisi de dosyada mevcut olduğundan bu hususta Şarkikaraağaç Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan soruşturma akıbeti de araştırılıp sanığın gerçek kimliğinin … olduğu hususunun net ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık …’nin suça doğrudan katıldığı gözetilmeksizin TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39/2-c. maddesinden uygulama yapılması,
Kabule göre de;
1-Suç tarihinde sabıkasız olan sanıklar hakkında belirlenen cezanın 2 yıldan az hapis cezası olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi uyarınca bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi yönünden sanıkların kazanılmış hakkının gözetilmesine, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.