YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4915
KARAR NO : 2021/10435
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında … Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararı ile, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, davacı Hazine vekili tarafından Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, kadastro çalışmaları sırasında, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 105 ada 139 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, ancak bu yerin taşlık ve çalılık niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, … İli … İlçesi … Mahallesi 105 ada 139 parsel sayılı taşınmaz fen bilirkişisinin raporu doğrultusunda tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulüne, … İli … İlçesi … Mahallesi 105 ada 139 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile … adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın üzerinde bulunan erik bahçesinin davalı …’e ait olduğunun 3402 sayılı Kanun’un 19. maddesi gereğince muhdesat olarak beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararı ile, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2017/68 Esas, 2017/155 Karar sayılı 12.05.2017 tarihli karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Her ne kadar davacı Hazine vekilinin temyiz başvurusu Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı ile reddedilmiş ise de, açıklanan nedenlerle karar kesin nitelikte olmadığından ve temyiz incelemesine tabi olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına karar verilerek, esas yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararın 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 18.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.