YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4974
KARAR NO : 2021/25561
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, iftira, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafisi
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A)Sanık … hakkında hakaret, iftira ve sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık olduğu, yapılan itirazın ise mahallinde değerlendirilidiğinden, sanıklar … ve … müdafisinin temyiz davası isteği hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B)Sanık … hakkında silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bozma isteyen görüşüne iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanık …’e yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak hüküm fıkrasından TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C)Sanık … hakkında iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, mağdurlar hakkında kovuşturma başladıktan sonra ancak hükümden önce soruşturma aşamasındaki beyanını kast ederek “ben kardeşimi korumak için bu şekilde ifade verdim” şeklinde beyanda bulunarak iftirasından döndüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkında ceza tayin olunurken TCK.’nın 269/3-a maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.