Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/19033 E. 2012/23107 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19033
KARAR NO : 2012/23107
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içerisinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 31/3 maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, suça sürüklenen çocuğun hükümlülüğüne karar verildiği 14.06.2007 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan geçmiş bulunması,  
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın yüzüne karşı verilen kararda, 7 günlük temyiz süresinin tefhim ve tebliğden başlayacağı belirtilerek, sürenin başlangıcı konusunda sanığın yanıltılmış olduğunun anlaşılması karşısında; aynı sanığın duruşmada bulunmayan müdafii tarafından tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içinde yapılan temyizin geçerli olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; 
1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin a, b, d ve e bentlerindeki diğer haklar yönünden ise hak yoksunluğunun infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2- Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.