Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13115 E. 2021/11064 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13115
KARAR NO : 2021/11064
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup,uyulan bozma ilamında özetle; “ hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bir kısmının P. XX nolu 2/B parseli içinde, bir kısmın ise orman alanında kaldığı belirtilmiş olmasına karşın, raporun sonuç kısmında taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, taşınmazın ormanda ve 2/B alanında kalan kısımlarının miktarlarının da belirtilmediği açıklanarak, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması kesinleşmiş olduğuna göre, Mahkemece, orman kadastro tutanakları ile 2/B ve Ek 4. madde çalışmalarına ilişkin tutanak, belgeler ve haritalar ilgili yerlerden getirtilip yeniden keşif yapılması, taşınmazın orman alanında kaldığının tesbiti halinde davacının davasının kabulüne karar verilmesi, ancak dava konusu taşınmazın 2/B alanında kaldığı belirlenirse, bu sefer, dava konusu taşınmazın eylemli orman olup olmadığının saptanması, eylemli orman olması halinde davanın kabulüne, eylemli orman olmaması halinde ise davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, dava konusu … çalışma alanında bulunan 3093 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanun’un ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tesbitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılıp 16.09.1974 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 20.02.1991 tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulaması ile 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek-4 maddesi gereğince yapılan ve 11.07.2012-09.08.2012 tarihleri arasında ilân edilen kullanım kadastro çalışması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma kararının gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, davacı … Yönetimi, kullanım kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazın 2/B madde uygulama tutanak ve haritasının zemine yanlış aplike edildiğini ve bunun sonucu olarak kullanım kadastro paftasının hatalı düzenlendiğini ileri sürerek dava açmış ve bozma ilamında da bu iddianın araştırılması istenmiştir. Ancak hükme dayanak raporu hazırlayan orman bilirkişi tarafından, davanın konusu ile ilgisiz olarak taşınmazın eski tarihli resmi belgelere göre orman sayılıp sayılmadığı yönünden rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi tarafından kullanım kadastro paftasının, 2/B madde uygulama çalışmasının tutanak ve haritası ile zemine uyumlu olup olmadığı, uyumlu değillerse, bu uyumsuzluğun neden kaynaklandığı, kullanım kadastrosunda yanlış aplikasyon yapılıp yapılmadığı hususlarında görüş bildirilmemiş ise de, orman bilirkişinin raporuna ekli kullanım kadastro paftası ile orman tahdit haritasının aplikeli gösterimde, dava konusu taşınmazın 2/B madde poligonu ile tam çakışmadığı, dava konusu taşınmazın kısmen 2/B madde poligonu dışında kaldığı görülmektedir. Oysa kullanım kadastrosu, kesinleşmiş 2/B madde alanlarını kapsamakta olup, kullanım kadastrosu parselinin tamamının 2/B madde poligonu içinde yer alması gerekmektedir. Ancak Mahkemece, bilirkişinin krokili gösterimindeki bu çelişki giderilmemiş ve davanın konusunu oluşturmayan bir hususta görüş içeren rapora dayanılarak hüküm tesis edilmiştir.
Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, yörede yapılan bütün orman tahdit, aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarına ilişkin, işe başlama, işi bitirme, çalışma tutanakları ile askı ilân tutanaklarının ve orman tahdit haritaları ile aplikasyon ve 2/B madde haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneğinin, yine yörede yapılan ilk orman tahdidinde kullanılan hava fotoğraflarının orijinal renkli onaylı örnekleri ile 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan düzeltme ve aplikasyon işlemine ilişkin tutanak, belge ve harita ile kullanım kadastro paftası ilgili yerlerden temin edilerek dosya arasına konulduktan sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu ve yöreyi iyi bilen, dava sonucunda yararı olmayan elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler yardımıyla yeniden yapılacak keşifte 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır. Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır” hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 15-20 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ve Ek 4. madde uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme paftası ile ilgili sınır noktaları bilgisayar ortamında aynı ölçeğe çevrilerek (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde ve 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme haritalarına göre konumu kullanım kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde ve 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, davacı … Yönetiminin iddia ettiği gibi kullanım kadastro paftasının hatalı aplike ile tanzim edilip edilmediği, hatalı aplikasyon varsa bunun nedeni ve doğru hattın hangisi olduğu tereddütsüz bir şekilde saptanmalı, aplikasyon veya 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4 madde uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme işlemi ile kesinleşmiş 2/B madde alanlarının değiştirilemeyeceği ve kesinleşmiş 2/B madde alanlarının aplikasyon ve düzeltme işlemi ile tekrar orman sınırları içine alınamayacağı gibi kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerin aplikasyonla 2/B madde alanı haline getirilemeyeceği gözetilerek, kullanım kadastro paftasının yanlış aplikasyon ile düzenlendiği ve yanlış aplikasyon ile dava konusu taşınmazın tamamının orman alanında kaldığı (2/B poligonu dışında ve orman tahdidi içinde olduğu) saptandığı takdirde davanın tamamen, kısmen orman alanında kaldığı saptandığı takdirde ise davanın kısmen kabul edilmeli, aksi durumda, yani aplikasyonda hata bulunmadığının ve dava konusu taşınmazın tamamının orman alanında olmadığının (orman tahdidi dışında olduğunun) veya tamamının 2/B madde poligonu içinde kaldığının anlaşılması halinde ise dava tamamen reddedilmelidir.
Açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.