YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8259
KARAR NO : 2021/10863
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
K A R A R
Bursa ili, … ilçesi, … köyü, … mevkii, … parsel sayılı taşınmaz, … m² yüzölçümü ile Hazine adına tarla vasfı ile tescil edilmiştir.
Davacı … vekili, dava konusu … parsel sayılı taşınmazın davalılardan Hazine adına tarla vasfı ile kayıtlı olduğunu, ancak taşınmazın bir kısmının orman sayılan alanlardan olduğunu, dava konusu alanda yapılan kullanım kadastrosunda, taşınmazın fiili durumu itibariyle orman olmasına rağmen tarla olarak belirlendiğini, Hazine adına orman dışına çıkarılan alanların fiili durumunun orman olması halinde bu yerlerin Maliye Bakanlığınca …’ne tahsis edileceğini, ancak 3402 sayılı Yasa’ya göre yapılan çalışmalarda taşınmazın niteliğinin tarla olarak belirlenmesi nedeniyle tahsis talep edilemediğini açıklayarak, dava konusu taşınmazın eylemli orman olarak tespit edilen kısmının halihazırdaki niteliğinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, tapu kaydında bulunan mevcut şerhlerin de iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sonunda mahkemece; dava konusu 5.273,00 m2.lik kısım 1995 yılında Orman Kanunu 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılmışsa da uzun yıllardan beri herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı için tekrar doğal olarak ağaç ve ağaççıklar oluştuğu ve orman haline dönüştüğü, bu nedenle dava konusu yerin eylemli olarak orman olup bilim ve fen bakımından orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılardan Hazine vekili tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden;
Davalılardan …’ya gönderilen İlk Derece Mahkemesi kararı ile, İstanbul Bölge Adliyesi 37.Hukuk Dairesinin karar ilamının, muhatabın işe gitmesi nedeniyle muhtara bırakıldığı anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun;
“Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” kenar başlıklı 21. maddesine göre, “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır”
Tebligat Kanunu 21/1’e göre yapılacak tebligatlarda, muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespiti ile birlikte, 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırılması ve durumun komşuya/yönetici veya kapıcıya bildirilmesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesi kararı ile, İstanbul Bölge Adliyesi 37.Hukuk Dairesinin karar ilamının, davalılardan …’nın işe gitmiş olması nedeniyle, mahalle muhtarına bırakıldığı ve en yakın komşusuna haber verildiği belirtilmiş ise de, hangi komşusuna haber verildiği konusunda bilgiye yer verilmediğinden (isim/isim vermekten imtina etmesi halinde daire numarası) tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı söylenemez.
Hal böyle olunca; davalılardan …’ya açıklanan ilkeler gözönünde bulundurulmak suretiyle, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, İlk Derece Mahkemesi kararı ile İstanbul Bölge Adliyesi 37.Hukuk Dairesinin karar ilamının tebliğinden sonra temyiz süresinin beklenilmesi sonrasında temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 3.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.