Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13565 E. 2012/14579 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13565
KARAR NO : 2012/14579
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, cürüm eşyası satın almak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar …hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olan sanıklara yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve süresine göre; 5237 sayılı TCK’nın 66/1-2 ve 67/2-3. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 17/10/2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine muhalefet edilmesi,
2-Adli para cezası belirlenirken arttırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılacağı göz ardı edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 61/8. maddesine muhalefet edilmesi,
3-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerekirken müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması,
4-Sanığın üzerine atılı suçun, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmü kapsamında olmadığı göz ardı edilerek, sanık hakkında bu madde hükmü ile uygulama yapılması,
5-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 20/06/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.