YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35035
KARAR NO : 2021/10452
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.04.2021 tarih ve 2021/6486 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.06.2021 tarih ve KYB-2021/57656 sayılı ihbarname ile;
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler…, …, … ve … Emlak İnşaat Temizlik Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.01.2020 tarihli ve 2019/135031 soruşturma, 2020/7167 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/1233 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayetinde özetle, müştekinin yerleşme amacıyla eşiyle birlikte İzmir’e geldiğini, yabancı ülke uyruklu olduğu için Türkçe bilmediğini, bu sırada tanıştığı İran uyruklu şüpheliler…’in kendisini diğer şüpheli …’in ofisine götürdüklerini, müvekkiline az bir bedelle bir takım iş yerlerinin devirini sağlayabileceklerini söyleyerek 50.000,00 Türk lirasının internet şubesinden şüpheli firma hesabına müşteki tarafından yatırılmasını sağladıklarını, yine şirket kurma karşılığı adı altında şüpheli … tarafından müştekiden makbuz karşılığında 10.000 Türk lirası para alındığını, taraflar arasında hiçbir şekilde bir ticari ilişki olmaması ve şüphelilerin müştekiyi oyalaması nedeniyle müştekinin verdiği paranın iadesini istediğini, paranın cüzî bir kısmının (5.694,00 Türk lirası) iade edildiğini ancak geri kalan kısmının iade edilmediğini, müştekinin şüphelileri şikayet edeceğini söyleyince şüphelilerin mafya olduklarını ve silahları bulunduğunu söyleyerek müştekiyi şikayetten vazgeçirmeye çalıştıklarını ve bu itibarla şüphelilerin müşteki ve eşinin yabancı olmaları ve Türkçeyi bilmemelerinden yararlanarak haksız menfaat elde ettiklerini ifade ederek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde olayın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelilerin ve tespit edilecek tanıkların ifadelerinin alınması ile olayın aydınlatılmasına yarar delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan ve hiç bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, İzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/1233 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE 22.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.