Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/16827 E. 2021/10061 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/16827
KARAR NO : 2021/10061
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme

7201 sayılı Tebligat Kanunu 10. maddesi uyarınca “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen “ bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” fıkra hükümleri gözetilerek sanığın yokluğunda verilen hükmün, dosyada bilinen en son adresi olan sorguda beyan ettiği adresine çıkartılan ve iade edilen tebligattan sonra MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ yapılması gerekirken bu usule uyulmadan yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla; sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilip Mahkemenin temyiz talebinin reddine dair 22.04.2015 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede:
I- 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun, Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II- 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince;
1- Sanığın savunmasında; suçlamaları kabul etmediğini, şirketi ilk kez duyduğunu, … ve … isimli kişilerin kendisine iş vereceklerini söyleyerek bazı belgelere imza attırdıklarını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;

a) … ve … isimli kişilerin kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek CMK’ nin 48. maddesindeki çekinme hakkı hatırlatılarak tanık olarak dinlenmesi, sanık tarafından düzenlendiği iddia olunan fatura asıllarının, faturaları kullanan mükelleflerden ve bu mükelleflerin bağlı bulunduğu ilgili vergi dairelerinden sorulmak suretiyle dosyaya getirtilmesi, sanığa ve adı geçen kişilere gösterilerek kendileri tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması, kendileri tarafından düzenlenmediğini söylemeleri halinde faturalardaki yazı ve imzaların sanığın ve tanıkların eli ürünü olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
b) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ve adı geçen kişilere ait olmadığının anlaşılması ya da faturaların temin edilememesi halinde ise;
aa) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
bb) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
cc) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması yasaya aykırı,
2- Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme fiillerinin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ile eksik ceza tayini,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
10/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.