Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10772 E. 2021/10109 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10772
KARAR NO : 2021/10109
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na aykırılık

Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 26/12/2012 tarihli ve 2012/1541 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan da kamu davası açıldığı ve bu suçla ilgili olarak hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüş, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne 28/09/2011 tarihinde sanığın iş yerinde kaçak ve katkılı akaryakıt satışı yapıldığı ihbarı üzerine, Cumhuriyet savcısının yazılı talimatı ile yapılan aramada ele geçirilen belgelerin, vergi dairesi müfettişliğine gönderilmesi sonucu sanık hakkında vergi suçu raporu ve mütalaa düzenlendiğinin anlaşıldığı ve bu şekilde ele geçirilen belgelerin hukuka aykırı olmadığı anlaşılmakla tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1- 213 sayılı Kanun’da 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 359. maddedeki suçlar yönünden genel olarak vergi ziyaı (kaybı) suçun unsuru olmaktan çıkarılmış, ancak anılan Kanun maddesinde (359/a-1) düzenlenen “defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek” suçu yönünden eylemin “vergi matrahının azalması sonucunu doğurması” şartı muhafaza edilmiştir. Suçun oluşması için, tutulması gereken yasal defter ve belgelerin varlığının, noter tasdik kayıtları veya başka şekilde sabit olması ile birlikte, hesap ve işlemlerin vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka ortamlarda da tutulmasının gerektiği, bu kapsamda maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; tutulması zorunlu olan yasal defter ve kayıtların varlığının tespit edilmesi, akabinde bu defter ve kayıtlar ile suça konu defter ve kayıtların, konusunda uzman bilirkişi heyetine incelettirilerek vergi matrahının azaltılmasına sebebiyet verilip verilmediğinin tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Sanık hakkında Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26/12/2012 tarihli ve 2012/1541 esas sayılı iddianamesi ile “ defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetme” suçundan kamu davası açıldığı ve Mahkemece de bu suçtan hüküm kurulduğu, ancak hükmün gerekçesinde “sahte fatura düzenlemek, ve 40 adet irsaliyeli faturayı kullanarak” şeklindeki açıklamalara yer verilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
3- Kabule göre de;
a) Sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasına rağmen, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 10.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.