YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/857
KARAR NO : 2021/4249
KARAR TARİHİ : 06.07.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı kızı …’in 09/06/2001 tarihinde vefat ettiğini, ancak davalı hastanece nüfusa sehven kendisinin ölümünün bildirildiğini, davalı idare tarafından ölüm kaydının nüfusa işlendiğini, müvekkilinin kayıtlarda ölü olarak gözükmesinin müvekkiline telafisi güç zararlar verdiğini, ölüm kaydının Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/133 esas, 2014/403 karar sayılı ilamı ile düzeltildiğini, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılana kadar resmi ve özel işlemlerinde mağduriyetler yaşadığını, ölen kızının ardından doğan kızlarını nüfusa kaydettiremediğini, sigortalı olamadığını, siyasi ve ticari faaliyette bulunamadığını, muayene olamadığı için verem hastalığı nedeniyle %82 malul kaldığını belirterek davalılardan tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece tazminat talep koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçeye, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosyanın incelemesinde; davacının kızı…in … Üniversitesi … Hastanesinde vefat ettiği, ölüm tutanağı düzenlenirken sehven davacı baba adına ölüm tutanağının düzenlendiği, vefat eden kızı yerine davacı babanın ölmüş gibi bildirilmesi sonucu nüfus kayıtlarında ölü olarak kayda geçmesi nedeniyle maddi manevi zarara uğradığı iddiasıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir (TBK 58). Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm
vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Devletin vatandaşlarına sunduğu nüfus hizmetleri, temel niteliklerini medeni hukuk düzenlemelerinden alan hukuki ve teknik bir hizmettir. Bu hizmetin yerine getirilmesi, kişilerin maddi ve manevi varlığının parçası olan kimliklerinin her zaman doğru şekilde belirlenmesini gerekli kıldığından aynı zamanda bir yükümlülüktür.
Vatandaşlık ve aile kayıtlarının eksiksiz ve doğru tutulması kişilerin öngörülemeyen mağduriyetler yaşamasına engel olacağı gibi onların resmi işlemlerinde de koruma sağlayacaktır. Nüfus kayıtlarının en temel işlevi, kişilerin resmi makamlar önünde tanınmasını sağlamaktır. Bu tanımanın tüm işlemlerde sorunsuz şekilde gerçekleşmesi, nüfus kaydını tutan kamusal makamların görev ve sorumluluğundadır.
Somut olayda, dava dosyası bir bütün olarak ele alındığında davacının maddi ve manevi varlığının bir parçası olan kimliğinde belirlilik sağlanması, nüfus kaydının doğru tutulması, davalı kurumun özensiz davranışı sonucu nüfusa ölü kaydının işlenmiş olması ile davacının kişilik haklarının zedelenmiş olduğu anlaşılmasına göre davacı lehine uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, (1) nolu bentte gösterilen sebeple diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06/07/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.