YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24026
KARAR NO : 2021/19000
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
İTİRAZ
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın mahkumiyetine ilişkin İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 24.03.2016 tarih ve 2016/216 E-2016/224 K. sayılı hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine, Dairemizin 07.04.2021 tarih ve 2020/8181-2021/7056 E.-K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.10.2021 tarih ve 2021/120472 sayılı yazısı ile özetle, “iddianamede, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanması talep edildiği gözetilmeksizin 35. maddenin uygulanmama ihtimali sebebiyle sanığa ek savunma hakkı verilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurularak 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı olduğundan, mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilerek itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.10.2021 tarih ve 2021/120472 sayılı itiraz istemi yerinde olduğundan KABULÜ ile;
Dairemizin 07.04.2021 tarih ve 2020/8181-2021/7056 E.-K. sayılı kararının kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin hazırlık aşamasındaki ifadesine göre eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmasına rağmen, kovuşturma aşamasında alınan beyanında çalınan kumaş toplarından bir kısmını bulamadıklarını, 1.500 TL zararının olduğunu söylemesi karşısında, cezanın artırılmasını gerektirecek halin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması ve iddianamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa anılan maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilerek 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında yer alan TCK’nın 151/1, 168/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca hükmolunan 820 TL adli para cezası kesin nitelikte olduğundan tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3-5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesinde yer alan, “tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü uyarınca, tekerrüre esas alınan ilamında birden fazla hükümlülüğü bulunan sanığın, sadece en ağır cezayı içeren hükümlülüğünün (TCK’nın 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezası) tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.