Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/345 E. 2021/18998 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/345
KARAR NO : 2021/18998
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … (…) müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre; nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; anılan suçlara hasren yapılan temyiz incelemesinde;
I-Suça sürüklenen çocuk … (…) hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar …, … ve … (…) ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar … (…), … ile sanıklar … (…), … ve … müdafiilerinin temyiz itirazlarının 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar …, … ve … (…) hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz
başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar … (…), … ve … müdafiilerinin temyiz istemlerinin teşhis işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığına, müştekiye olay esnasında fiziksel şiddet ve cebir kullanılmadığına, tehditten haberdar olmayan sanıkların yağmadan sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğuna, kararın gerekçe içermediğine, yağma suçunun nitelikli hallerinin somut olayda gerçekleşmediğine, uygulanan teşdit miktarının üst hadde yaklaşmış olmasının kabul edilen olay ve haller karşısında makul ve orantılı olmadığına, TCK’nın 150/2. maddesi uyarınca değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğine, beraat kararı verilmesine ve lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, gece vaktinde nitelikli yağma suçunu gerçekleştiren sanıklar hakkında atılı suçun işlendiğinin sabit olduğu, suçun yasal unsurlarının oluştuğu, nitelikli hallerin gerçekleştiği, nitelikli yağmayı düzenleyen maddede yer alan birden fazla bendin aynı anda gerçekleşmesi sebebiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin yerinde olduğu, TCK’nın 150/2. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, hükmolunan ceza miktarı itibariyle de TCK’nın 50 ve 51. maddeleri ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, bu itibarla sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hallerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar … (…), … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuklar … (…) ve … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Suça sürüklenen çocuk … (…) müdafiinin temyiz isteminin suçun manevi unsurunun bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun fail konumunda olmaması gerektiğine, iştirakten cezalandırılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi ile lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine; suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin suça sürüklenen çocuğun eylemin sonucunu algılayamadığı, suç işleme kastıyla hareket etmediğine, asli fail olarak değil ancak yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulabileceğine, TCK’nın 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğine, lehe olan hükümlerin ve indirimlerin daha üst sınırdan uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
5275 sayılı CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Zararın soruşturma aşamasında tamamen karşılandığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’nın 168/3. maddesinin yollamasıyla 168/1. maddesinin uygulanması gerekirken ilk derece mahkemesince zararın kovuşturma aşamasında karşılandığı kabul edilerek TCK’nın 168/3. maddesinin yollamasıyla 168/2. maddesinin uygulanması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi’nce gerekli düzeltmenin yapıldığı ve sonuç ceza olarak “3 yıl 10 ay 20 gün” hapis
cezasının doğru olarak hesaplandığı, hükümde de bu şekilde gösterildiği, ancak sonuç cezanın hükümde tekraren gösterilmesi sırasında maddi hata yapılarak “3 yıl 10 ay 20 gün” yerine sehven “3 yıl 20 gün” ibarelerinin yazılması suretiyle karışıklığa neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … (…) ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 303/1-f maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 10.02.2020 tarih, 2019/2786 Esas ve 2020/352 sayılı kararının hüküm kısmındaki “3 yıl 20 gün” ibarelerinin silinerek yerine “3 yıl 10 ay 20 gün” ibarelerinin yazılması suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.