Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/3688 E. 2012/9737 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3688
KARAR NO : 2012/9737
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
799 parsel yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmazlara ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesi yöntem bakımından doğrudur. Ancak;
1-Dava konusu 341, 420, 796 ve 798 parsel sayılı taşınmazlara, raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca taşınmazların sulanma imkanının bulunduğu belirtilerek sulu tarım arazisi olarak kabul edilmek suretiyle değer biçilmiştir.
Bir taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulü için nereden ve ne şekilde sulandığının tespiti gerekir.
Bu nedenle mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazların fiilen nereden ve ne şekilde sulandıkları mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip, taşınmazların sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinden taşınmazların bulunduğu yörede sulu ve kuru tarım arazilerinde mutad olarak ekilen münavebe ürünleri de sorulup buna göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu karar verilmesi,
2-Davacılardan … dava konusu taşınmazlarda malik olmadığından, bu davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.