YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3782
KARAR NO : 2021/4437
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu minübüsün yolcu olan davacının inmesini beklemeden hareket etmesiyle gerçekleşen kaza sonucunda davacının yaralanıp % 6,3 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL. tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 03.05.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 71.173,85 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; kusur ve sorumluluk ile maluliyet raporuna itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 71.173,85 TL. sürekli işgücü kaybı tazminatının 04.01.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalıya trafik sigortalı… plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının araçtan inişi sırasında indirme kurallarına uymayan sürücünün kusuru nedeniyle davacının bedensel zarara uğradığını iddia etmiş; davalı taraf, şirketleri tarafından sigortalı bu aracın (… plakalı) davacının yolcu olduğu (kaza yapan) araç değil, kaza anında olay yerinden geçerken kazaya müdahale eden araç olduğunu savunmuştur. Hakem Heyeti tarafından, 25.04.2019 tarihli kusur bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu görüşü bildirildiğinden, bu rapor doğrultusunda davalının sorumluluğuna karar verilmiş olup, davalı savunması için bir araştırma yapılmamış ve kazayı yapan aracın davalıya sigortalı araç olup olmadığı netleştirilmemiştir.
Dosya kapsamında olaya ilişkin kaza tespit tutanağının bulunmadığı; … C. Başsavcılığı’nın 2015/52222 Soruşturma sayılı dosyasında, … plakalı minübüs sürücüsü…’nın kazayı yaptığı kabul edilerek işlemlerin yapıldığı ve bu kişi hakkında ../…
şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiği görülmektedir. Ancak; olaydan sonra şüpheli sıfatıyla ifade veren…’nın … plakalı araçla davaya konu edilen kazayı yaptığını bildirdiği ve tanık olarak dinlenen (davalı sigortalısı) …’nun ise … plakalı araç sürücüsü olduğunu ve önündeki (… plakalı) araçtan düşen davacıya yardım ettiği şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir ki anılan bu beyanlar davalı savunmasını destekleyici niteliktedir. Bu itibarla, davaya konu kazayı yapan aracın ve sürücüsünün net biçimde tespiti, davalının zarardan sorumluluğunun tayini için zorunlu hale gelmektedir.
Açıklanan nedenlerle; olaya ilişkin kaza tespit tutanağının (varsa) temin edilmesi; ceza soruşturma dosyasında davacı …’ün okula gitmek için araca bindiği ifadeleri bulunduğu ve araçların okul servisi olma ihtimali bulunduğundan, bu hususta davacı yandan açıklama alınması ve servis için yapılmış sözleşme- ödeme belgesi vs. temin edilmesi; … plakalı araç ile … plakalı araçlara ilişkin (kaza tarihini kapsayan) … poliçelerinin temin edilmesi, araçlarla ilgili (gerekli görülebilecek) diğer tüm belgelerin toplanması ve ceza soruşturma dosyasındaki beyanların da dikkate alınması ile kazayı yapan aracın net biçimde tespit edilmesi; kazayı yapan aracın net şekilde tespitinden sonra, davalı tarafından sigortalı olup olmadığı gözetilerek, davalının hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren … Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine;
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.