YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5496
KARAR NO : 2021/5966
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacı çocuk…’in malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL. tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 05.02.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 274.995,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; kusur ve maluliyet ile zarara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 274.995,00 TL. tazminatın 02.10.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulüne ve 229.162,00 TL. tazminatın 02.10.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle davacı için nispi tam vekalet ücretine hükmedilen UHH kararına karşı yapılan itiraz başvurusunda bu hususun itiraz konusu edilmediği ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında, bu yöne ilişkin temyiz itirazının yerinde görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacı çocuğun maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak alınan …Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.06.2017 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 20 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin yaptığı atıf nedeniyle ve bu yönetmeliğin % 60 ve üstü maluliyet için belirleme yapma esasını kabul etmesi nedeniyle, 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellerin kullanılması, Dairemizin yerleşik uygulamalarıyla kabul edildiğinden kullanılan cetvel bakımından rapor usule uygundur. Ne var ki; raporu düzenleyen 4 kişilik heyetin adli tıp uzmanlarından oluştuğu ve heyette çocuk psikiyatrisi uzmanı bulunmadığı gibi, rapor davacı çocuk muayene edilmeden evrak üzerinden tanzim edilmiştir. Rapor düzenleyen heyetin teşkili (çocuk psikiyatri uzmanının heyette bulunmayışı), davacı muayene edilmeden ve son bulguları saptanmadan maluliyet tayini nedeniyle, 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin 6/1-2-3 ve 6/5-a,b maddelerine uygun olmayan rapor, karara esas alınabilecek nitelikte değildir.
Diğer yandan; davacı çocuğun kaza tarihinde yaklaşık 2 yaşında olduğu, kazada alın bölgesinde 2 cm’lik kesi oluştuğu ve başkaca yaralanmasının bulunmadığı dikkate alındığında; davacının olayı yaşadığı tarihteki yaşı nedeniyle, kalan muhtemel ömür süresinin ve bu süredeki iyileşme ihtimalinin yüksekliği ile yaralanmanın derecesine göre, travma sonrası stres bozukluğu olarak tespit edilen maluliyete esas arıza bakımından, takdiren yapılacak indirimin (karara esas raporda 1/2 olarak uygulanan) daha yüksek belirlenmesinin gerekip gerekmeyeceğinin de gözetilmesiyle muayene edilmesi ve rapor düzenlenmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza nedeniyle oluşan travma sonrası stres bozukluğu nedenine dayanan maluliyet oranının, yukarıdaki açıklamalar ışığında tespiti için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp bölümünden (içinde çocuk psikiyatri uzmanı da bulunan heyetten) muayene sonuçlarına göre rapor tanziminin istenmesi ile oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve karara esas kabul edilen 25.01.2018 tarihli aktüer raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen sürenin tamamı için … bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla; davacı için kaza tarihinden itibaren tazminat hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, kaza tarihinde 2 yaşında olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışması mümkün olmayan davacı çocuk için işgücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken, fiilen çalışmaya başlayacağı 18 yaşına kadar AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden ve 18 yaştan sonraki aktif devre içinse … bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gereklidir. Bu yönü gözetmeyen rapor hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacının 2-18 yaş aralığındaki dönem için … dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden ve 18-60 yaş arasındaki aktif dönem içinse AGİ bedeli dahil edilmiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması, kararı sadece davalı taraf temyiz ettiği ve rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, hesabın 2018 verileriyle ve işlemiş/ işleyecek devre belirlemesinde 2018 yılı esas alınarak yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren … Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 04/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.