Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/23222 E. 2021/18228 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23222
KARAR NO : 2021/18228
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, sayaç harici direk enerji tüketmekten bahisle kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmesi karşısında;
1-6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında müşteki kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında da bilirkişi raporu alındığı, ancak bilirkişi raporunda kurumun vergili, cezasız zarar miktarının tespit edilmediği, bilirkişi raporunun sanığa duruşma aşamasında tebliğ edilmesine rağmen bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarını ödemesi halinde davanın düşmesine karar verileceği ihtarında bulunulmadığı, bulunulmuşsa dahi tutanağa geçirilmemesi karşısında, belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2- Sanığın temyiz dilekçesine borcu ödediğine dair 18.01.2016 tarihli ‘’alındı belgesi’’ adlı evrak sunması karşısında, katılan kurumdan sanığın zararı karşılayıp karşılamadığı hususu sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği,
3-12/11/2014 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 15.04.2015 olarak hatalı yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.