Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/7261 E. 2012/9769 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7261
KARAR NO : 2012/9769
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Hırsızlık suçundan hükümlü … ve sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin Erdemli 1.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.11.2007 tarih 2006/17 Esas ve 2007/500 Karar sayılı hükmün hükümlü ve sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 09.02.2012 tarih ve 2011/5480-2012/2699 sayılı ilamı ile hükümlünün temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereği reddine ve sanığın 5271 sayılı CMK’nın 231 maddesi gereği hukuki durumunun değerlendirilmesine ilişkin bozma kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.03.2012 tarih ve 2008/130058 sayılı yazısı ile verilen kararda maddi hata olduğu yönündeki karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine dosya 20.03.2012 gününde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2012 gün ve 2008/130058 sayılı karar düzeltme istemi yerinde görülmüş olduğundan 13. Ceza Dairesinin 09.02.2012 gün ve 2011/5480 esas, 2012/2699 karar sayılı bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
I-) Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Hükümlü … hakkında kurulan Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2004 gün ve 2002/363 Esas 2004/203 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan …’a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için iadesi üzerine, mahkemece yeniden yargılama yapılıp, hükmü temyiz etmeyen hükümlü …’ın da hükme dahil edilerek 30.11.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; hükümlü … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, istem gibi REDDİNE;
II-) Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.