Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/7792 E. 2021/5824 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7792
KARAR NO : 2021/5824
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinde yer alan sanık … hakkında isnat olunan zimmet suçuyla ilgili olarak Dairemizin 20/02/2013 tarihli ve 2012/2835 Esas, 2013/1278 sayılı Kararıyla kamu davasının düşmesine karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nin 202/2, 80. maddelerinde düzenlenen müteselsilen ihtilasen zimmet suçunu oluşturduğu, bir kısım üyelerin kooperatife borçları olduğuna yönelik sahte senetler düzenleyerek bu senetler karşılığında kooperatiften aldığı parayı mal edinmesi şeklindeki eylemlerine konu sahtecilik fiillerinin ise bu suçun unsuru olduğu, 5237 sayılı TCK açısından ise aynı Kanun’un 212. maddesindeki “Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 247/1-2, 43 ve 212. madde yollamasıyla 204/2, 43. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı nazara
alınarak, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan da mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5252 sayılı Yasa’nın 9/3 ile CMK’nin 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükümlerin önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerekliliğine uyulmayarak yazılı biçimde uygulama yapılması, Kabule göre de;
Sanığın gerekçeli kararda kalem kalem gösterilen toplam zimmet miktarının 15.057,727 TL olduğu halde toplamda 11.521,35 TL kabul edilerek hükümde çelişki yaratılması,
Sanık hakkında TCK’nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu sonuç hapis cezasının ”7 yıl 9 ay 22 gün” yerine ”6 yıl 21 ay 22 gün” şeklinde eksik tayini,
Anayasa Mahkemesinin TCK’nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Yüklenen suçu TCK’nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasa’nın 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, sadece 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine, hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hatalı uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 25/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.