Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/1246 E. 2021/4458 K. 13.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1246
KARAR NO : 2021/4458
KARAR TARİHİ : 13.09.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili; müvekkillerinin daha önce dava konusu parselle ile ilgili olarak tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, açılan davanın 10/02/2014 tarihinde tarafların sulh olması nedeni ile feragat ile sonuçlandığını, ancak davalı …’ın sulh anlaşmasına riayet etmeyerek sulh sözleşmesinde bahsedilen tapuları davacılara devretmediğini, dava konusu … Köyü 7 pafta, 1172 parsel sayılı taşınmazı davacılardan mal kaçırma amacı ile çalışmakta olduğu iş yeri sahibi diğer davalı …’a satış gibi göstererek devrettiğini, öncesinde, dava konusu parselin murislerince mirastan mal kaçırma amaçlı olarak davalı …’in arkadaşı … adlı kişiye devredildiğini, …’ın da bu yeri …’a devrettiğini, daha sonra …’ın dava konusu yeri patronu olan …’a değerinin çok altında bir bedel ile devrettiğini, bu hareketle kardeşlerinden mal kaçırmaya çalıştığını, muvazaa nedeniyle dava konusu taşınmazın tapudaki malik kaydının iptal edilerek taşınmazın davacılar adına tescilinin yapılması, olmadığı takdirde taşınmaz bedeli kadar tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı …; ortak muris, …’ın vefatından önce 11/02/2010 tarihinde dava konusu … Köyü 7 pafta, 1172 parsel sayılı taşınmazı tapuda 7.200,00 TL bedel ile … adlı şahsa devrettiğini, yaklaşık bir buçuk yıldan fazla zaman sonra 20/09/2011 tarihinde tapuda 8.000,00 TL bedel ile davacıya devredildiğini, muris …’ın vefat tarihi ve şahsın adına yapılan devir tarihi de göz önünde bulundurulduğunda babası …’ın, diğer çocukları olan davacılardan mal kaçırma gibi bir amacının olmadığını, maddi olarak sıkıntı çekmesi nedeni ile dava konusu taşınmazı satmak mecburiyetinde kaldığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …; işvereni olduğu davalı …’a ait taşınmazı 04/02/2015 tarihinde 20.000,00 TL bedel ile satış suretiyle devir aldığını, satışın taşınmazın gerçek değeri üzerinden gerçekleştirildiğini, …’ın ekonomik sıkıntıları nedeni ile taşınmazı kendisine sattığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, dosya arasına alınan tapu kayıtlarına göre davalı …’in dava konusu taşınmazı 04/02/2015 tarihinde 20.000,00 TL bedelle diğer davalı …’ye sattığı, keşifte dinlenen tanık beyanlarına göre davalılar arasında işçi, işveren ilişkisi bulunduğu, davalının yer satışına ihtiyacı olacak kadar zor duruma düşmesi durumunun ispat edilemediği, kendi tanıklarının da davalı …’in ekonomik durumunun iyi olduğu yönünde beyanda bulunduğu, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman el değiştirmediği, satışa rağmen…’in kullanmaya devam ettiği ve mahsullerinden yararlandığı, alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 132.374,55 TL olduğu, davalının ise bu değerde bir yeri 20.000,00 TL’ye satması ve bu satışını gerektirecek ihtiyacı olduğu, zor durumda kaldığı gibi hususların ispat edilememesinin muvazaaya kanıt oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalıların istinaf başvurusu üzerine de bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesince ilk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına, özelllikle satış tarihinden sonra da taşınmazın davalılardan … tarafından kullanılmaya devam edilmesi ve taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri ile davalılar arasında yapılan satışa konu bedeli arasında fahiş miktarda fark olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 8.430,04 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 13/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.