Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/12451 E. 2012/14352 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12451
KARAR NO : 2012/14352
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında dava zamanaşımı süresi içerisinde mala zarar verme suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Müştekinin olay tarihinde saat 03:30 sıralarında yattıklarını saat 04:30 sıralarında uyandığında hırsızlığı fark ettiklerini bildirmesi karşısında UYAP’tan temin edilen güneş doğuş batış saatleri çizelgesine göre olay tarihinde güneşin saat 05:00 da doğduğu , yaz saati uygulaması nedeniyle bu zamana 1 saat ilave edilmesi gerektiği gözetilip güneş doğuş saatinin 06:00 olarak kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 143. maddesinin uygulanmamış olması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Konut Dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin olay tarihinde saat 03:30 sıralarında yattıklarını saat 04:30 sıralarında uyandığında hırsızlığı fark ettiklerini bildirmesi karşısında UYAP’tan temin edilen güneş doğuş batış saatleri çizelgesine göre olay tarihinde güneşin saat 05:00 da doğduğu , yaz saati uygulaması nedeniyle bu zamana 1 saat ilave edilmesi gerektiği gözetilip güneş doğuş saatinin 06:00 olarak kabul edilerek sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 116/1-4 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması
2-Sanığın müşteki ile uzlaşmak istediğini bildirmesi karşısında müştekiye de usulüne uygun olarak uzlaşma isteyip istemediği sorularak CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanması zorunluluğunun gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması
3-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.