YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6527
KARAR NO : 2012/4820
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçlardan silinme koşulları oluşmayan hükümlülükleri bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın olay tarihinde müştekiye ait park halinde bulunan kapıları kilitli olduğu kabul edilen otomobilin, sol ön kapı anahtar yuvasını adli emanetin 2006/28 sırasına kayıtlı olduğu anlaşılan bıçakla zorlamak suretiyle açması şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu;Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorum getirilerek cezadan indirim yapılması,
3-Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihi yerine ceza süresince yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
4-Sanığın, suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş olmasına karşın müşteki ile sanığın dinlendiği ve hükmün açıklandığı 05.04.2006 tarihli oturumun açık yerine gizli yapılması suretiyle CMK’nın 182/1, 185/1 maddelerine aykırı davranılması, böylece savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.