Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10438 E. 2021/14183 K. 17.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10438
KARAR NO : 2021/14183
KARAR TARİHİ : 17.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralamaya teşebbüs, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER: 1) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten
öldürmeye teşebbüs suçundan; TCK’nin 81/1, 35, 29, 62, 53, 54. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası
2) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan; TCK’nin 86/2, 86/3-e, 35, 29, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1.100 TL adli para cezası
3) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı tehdit suçundan; TCK’nin 106/1-1.cümle, 29, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca 2.240 TL adli para cezası
4) Sanıklar … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan; TCK’nin 170/1-c, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3.000 TL adli para cezasına mahkumiyetine dair kararı

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İncelemeye konu dosya kapsamında sanık … hakkında “6136 sayılı Kanun’a muhalefet” suçu ile “mala zarar verme” suçundan açılmış bir dava ve kurulan herhangi bir hüküm bulunmadığı, sanık … hakkında “tehdit” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün taraflarca temyiz edilmediği, Cumhuriyet savcısının ise sadece sanık …
hakkında mağdur …’e karşı “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü sanık lehine temyiz ettiği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan incelemede;
Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık ve mağdur arasında husumet bulunduğu, olaydan önce sanığın mağduru öldürmekle tehdit ettiği, akşam saatlerinde görüşmek için buluştuklarında, sanığın yaklaşık 10-15 metre mesafeden mağduru hedef alarak tek kırma av tüfeği ile bir el ateş etmek suretiyle mağduru sağ frontal bölgeye isabet eden iki adet saçma tanesi nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, taraf ve tanık anlatımları ile sabit olduğu üzere olay anında sanığın yanında bulunan arkadaşı sanık …’ın “ne yapıyorsun sen” diyerek tüfeği sanık …’in elinden alması nedeniyle sanığın eylemine devam edemediği, bu sırada mağdurun olay yerinden kaçtığı anlaşılmakla, suçta kullanılan av tüfeğinin öldürmeye elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, yaraların yeri ve niteliği, sanığın eylemine kendi iradesi ile son vermemesi de dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … hakkında mağdur …’a karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; mesaj tespit tutanağı içeriğine, sanık savunması ve mağdurun beyanlarına göre, sanığın mağdura aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda tehdit içeren mesajlar gönderdiği ve telefon konuşması sırasında da öldürmekle tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nin 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in mağdur …’e karşı kasten öldürmeye teşebbüs ve tehdit suçları ile sanık …’ın genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümlerde eleştirilen ve bozma sebebi yapılan hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısının; sanık …’in öldürmeye teşebbüs eylemi yönünden suç vasfına, sanık … müdafiinin; suç vasfına, tehdit suçu yönünden kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık …’ın; eksik incelemeye, sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddi ile;
1) Sanık … hakkında mağdur …’e karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanık müdafiinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında mağdur …’e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının, sanık … hakkında mağdur …’e karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz istemleri yönünden; hükümlerin ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz istemi yönünden;
Sanığın kimlik tespiti yapıldıktan sonra, iddianame okunup, 5271 sayılı CMK’nin 191. ve 147. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak yasal hakları hatırlatıldıktan sonra savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılama konusu suça ilişkin savunması alınmadan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Correia de Matos/Portekiz, No: 48188/99, 15.11.2001; Foucher/Fransa, No: 22209/93, 18.03.1997, P. 36) kararlarında belirtildiği üzere sanığa kendini savunma hakkının tanınmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.