YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16633
KARAR NO : 2021/18501
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın 04/06/2015 tarihli duruşmadaki savunmasında; ‘Hakkımda rapor alınması için Diyarbakır’a sevk edildim orası da Elazığ’a gönderdi, çocuğumun rahatsızlığı sebebiyle gidemedim’ şeklinde beyanda bulunduğu ancak dosya içindeki kolluk görevlilerince hazırlanmış 21.10. 2014 tarihli tutanaktan; Uludere Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2014 tarihli istemiyle sanığın Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevk edilerek TCK 32. madde uyarınca rapor aldırılması için sanığın defalarca evine gidildiği, evde bulunmadığının tespit edildiği, cep telefonundan arandığında şehir dışında olduğunun bildirildiği, babasının da sanığın rahatsızlığı nedeniyle Ankara’ya gittiğini ve ne zaman döneceğinin belli olmadığını belirttiği, tüm çalışmalar neticesinde sanığın hastaneye gitmekten kaçtığı ve sürekli olarak bahaneler ürettiği bu nedenle Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevk edilemediğine ilişkin tespitin yer aldığı, yine 28.02.2014 tarihli tutanakta sanığın evine gidildiğinde evinde olmadığı alt katta oturan annesinin akşamdan ailesi ile birlikte Diyarbakır iline gittiğini, sanığın jandarma ile gidersem bana rapor vermezler diyerek evden ayrıldığını belirtmesi ve dosya içerisindeki Diyarbakır Adli Tıp Kurumundan verilen 24.02.2014 tarihli Raporda; kesin bir kanaate varılamadığından Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Polikliniğine acilen sevkinin uygun görüldüğünün belirtilmesi üzerine 06.03.2014 tarihli Dicle Üniversitesi Sağlık Kurulu Raporu ile de en yakın ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesine sevk edildiğinin anlaşılması karşısında, dosyaya sunulan ve diğer dosyalardan temin edilen raporlar ile birlikte suç tarihinde sanığın işlediği iddia edilen kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği,
Kabule göre de;
Sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiğine göre, temel cezanın doğrudan 5237 Sayılı TCK’nın 125/3-a. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi yerine, TCK’nın 125/1.maddesi uyarınca 3 ay hapis cezasına hükmolunup, aynı Kanun’un 125/3-a. maddesi gereğince cezanın artırılması suretiyle hatalı uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.