Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/11675 E. 2012/14943 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11675
KARAR NO : 2012/14943
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522 (pek hafif) maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın 23/08/2004 ve 12/12/2004 tarihlerinde her iki müştekinin otel odasına kart kullanmak suretiyle kilitli bulunan kapıları açarak gerçekleştirdiği hırsızlık suçlarının, 765 sayılı TCK’nın 493/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu, eylemin aynı zamanda 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesine uyan konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, konut dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2-5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinde suç tamamlandıktan sonra, bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde uygulanabileceği öngörülmüş olup, müşteki …’ya yönelik teşebbüs aşamasında kalan eylemde 168. maddenin uygulanmasının mümkün olmadığının gözetilmemesi,
3-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008
sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1-Müşteki …’ya yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesinin hüküm fıkrasında yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2-Müşteki …’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, koşullu salıverilen hükümlüler hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.