YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4437
KARAR NO : 2021/5388
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı Simem Keskin’e velayeten Hava Keskin ve Mürsel Keskin vekili Av. … tarafından, davalı …aleyhine 14/10/2019 tarihli dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince; yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen 04/03/2020 günlü kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince; davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 25/07/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu araçta davacı …’in yolcu olarak bulunduğu sırada tek taraflı meydana gelen kazada yaralanan davacının % 8 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla taleplerini 82.940,30 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; maluliyet tespitinin hatalı yapıldığını, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kısmen kabulü ile 82.940,30 TL. sürekli işgücü kaybı tazminatının 02.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara, davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, başvuru şartının gerçekleşmediğine ilişkin ve davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre belirleyen uzman bilirkişi heyeti raporunun karara esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı taraf, davacının sigortalı aracın özelliklerine uygun olarak seyahat etmediği ve kamyonetin arkasına bindiği, ayrıca sürücünün ehliyetsiz olduğu, bu nedenle davacının zararın doğmasına veya artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, emniyet kemeri ve koruyucu tertibat ile ilgili somut delil bulunmadığı, davacının olay tarihinde 13 yaşında olup sürücünün ehliyetsiz olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu’nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.
Somut olayda; davacının sürücü ehliyeti bulunmayan sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki ford transit marka aracın kamyonetin arkasına bindiği ve radius üst ucu kapalı kırığı (dirsek eklemi) meydana gelecek şekilde yaralandığı anlaşılmakla itiraz hakem heyetince, yerleşik içtihatlar gereği %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, davalı vekilinin bu yönlü itirazının reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.