Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/33751 E. 2013/5023 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33751
KARAR NO : 2013/5023
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Oluşa ve dosya içeriğine göre; 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların müştekiye ait aracın sol arka camını kırma şeklinde gerçekleşen eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Şüphe üzerine yakalanan sanıkların, işlemiş oldukları suçu ikrar edip, suça konu aracın yerini göstererek çalınan malzemenin müştekiye iade edilmesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; şartları oluştuğu halde, 765 sayılı TCK’nın 523. maddesindeki etkin pişmanlık koşullarının oluşmayacağından bahisle yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.