YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2839
KARAR NO : 2012/1411
KARAR TARİHİ : 30.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık …’ın, bizzat kendisine 01.02.2005 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nın 310/1 maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra, temyiz etmesi nedeniyle, anılan Kanunun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz isteminin REDDİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 491/4. maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, sanık hakkında hükümlülük kararının verildiği 02/12/2004 ile inceleme tarihleri arasında geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
III-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 23.12.2001 yerine, Aralık 2001 olarak yanlış yazılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522. (pek hafif) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanık …’nın, arkadaşları … ve … ile birlikte suç tarihinde belirlenemeyen bir vakitte yakınanın işyerinin kepenginin sağlam ve muhkem asma kilidini demir kesme makası ile kesip, kepengi kaldırdıktan sonra, kapı camını da kırarak içeriden hırsızlık yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b,53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/2,119/1-c, 53,151/1,(53). maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3- Hükmün gerekçe bölümünde sanık hakkında değerlendirme yapılırken suça konu eşyaların değerinin pek hafif kabul edildiğinin belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında değerin hafif olarak kabul edilmesi suretiyle, 1412 sayılı CMUK’nın 253, 268. ve 5271 sayılı CMK’nın 223, 232. maddelerine aykırı davranılarak hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.