Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/2684 E. 2012/13291 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2684
KARAR NO : 2012/13291
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

Hırsızlık suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/3. 62. 522, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri uyarınca 393.878.160 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 19.02.2002 tarihli ve 2001/813 esas. 2002/109 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 231. maddesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı yönündeki talep üzerine, sanığın karar tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde yeniden suç işlemediği ve adli sicilden silinme şartları oluştuğundan, CMK 231. madde yönünden değerlendirme yapılmasında hukuki yarar bulunmadığından bahisle talebin reddine ilişkin …. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/11/2010 tarihli ve 2001/813 esas, 2002/109 sayılı kararına karşı yapılan itirazın keza reddine dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/01/2011 tarihli ve 2011/12 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 24/11/2011 gün ve 2011/14764/59605 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.01.2012 tarih ve 2011/399033 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında yer alan, “Kesinleşmiş hükümlerde, 647 sayılı Kanunun 4 ve 6 veya 5271 sayılı Kanunun 50 ya da 51. maddelerinin uygulanıp, uygulanmamasının…, eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme şartları oluşmuş olan mahkumiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkumiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanuni engel oluşturmayacağı, ” şeklindeki açıklama karşısında, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yönündeki talebi üzerine, mahkemesince sanığın hukuki yararı gözönüne alınarak, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında; kesinleşen hükümlerde 647 sayılı Yasanın 4 ve 6 veya 5237 sayılı TCY’nin 50 ya da 51. maddelerinin uygulanmış ya da uygulanmamış olmasının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda bir değerlendirme yapmaya engel oluşturmayacağının belirtilmesi, yine Ceza Genel Kurulunun 27.04.2010 gün ve 2010/6-46 esas, 2010/93 karar sayılı kararında; 5352 sayılı Yasanın geçici 2/2. maddesi uyarınca mahkemelerin 3682 sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen süreler dolmuşsa veya ertelenmiş hükmün esasen vaki
olmamış sayılması koşulları oluşmuşsa adli sicil bilgilerinin arşivden silinmesine karar verebileceklerini ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesine göre, affa uğramış olsa bile, belirli suçlardan mahkumiyetin bazı görevlere getirilmeye ve bir kısım hakları kullanmaya engel kabul edildiği değerlendirildiğinde, hırsızlık suçuna ilişkin mahkumiyet bilgilerinin adli sicil arşivinden silinmesine yasal olanak bulunmadığının karar altına alınması, yine Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 2007/346 esas 2008/25 sayılı kararında; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturduğunun bildirilmesi hususları gözetildiğinde ve hükümlüye verilen erteli mahkumiyet açısından vaki olmamış sayma halinin gerçekleşmesi nedeniyle mahkumiyetin adli sicil kaydından silinmesi mümkün ise de, 657 sayılı Yasaya tabi olarak çalıştığı anlaşılan hükümlünün bu durumda dahi, adı geçen Yasanın 48. maddesi uyarınca memurluğu sırasında, memurluğa alınma şartlarından birisini kaybettiğinin görülmesi, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlememiş olması durumunda, hükmün ortadan kaldırılması ile düşme kararı verilmesinin olanaklı hale gelmesi, bu neticenin ise hukuki açıdan hükümlü lehine olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında … 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 04.01.2011 gün ve 2011/12 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 309/4-b maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verilmiştir.