YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22504
KARAR NO : 2013/23518
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
Hırsızlık suçundan sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 143, 35/2, 31/3, 62, 50/1-a, 52/2-4, 63 maddeleri uyarınca 2160 YTL adli para cezası, (4 kez mağdurlar …, …’e yönelik, 5237 sayılı TCK’nun 141/1, 143, 31/3, 62, 52/2-4, 63 maddeleri uyarınca 4160 YTL adli para cezası, (… …’e yönelik), 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b,143, 31/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 13 gün hapis (… …’e yönelik) cezalarından mahkumiyetine ilişkin Pazar Asliye Ceza Mahkemesince verilen 18.11.2008 tarih 2008/18-2008/199 sayılı hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 26.03.2012 tarih ve 2011/33961-2013/8193 sayılı ilamı ile, sanık hakkında müştekiler …, … ve …’e yönelen eylemleri sebebiyle hükmün onanmasına, sanığın müştekiler … ve …’a yönelen eylemleri sebebiyle sanık hakkında TCK.nun 168/1. maddesinin uygulanmaması, TCK.nın 31/3. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılması, müşteki…e yönelen eylemi nedeniyle tamamlanmış ve teşebbüs halinde kalan suçlardan iki kere hüküm kurulması nedeniyle bozulması yönündeki karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.07.2013 tarih ve 2009/55680 sayılı yazısı ile, ilamın 1 nolu kısımda yer alan bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 332. maddesi uyarınca ‘ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına’ dair düzenlemenin karardan çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi, ilamın 2 nolu kısımda ise müşteki …e ve…e yönelik eylemi dolayısıyla verilen adli para cezasına ilişkin olarak, kararın bozulması yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay C.Başsavcılığının 04.07.2013 gün ve 2009/55680 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 26.03.2013 tarihli 2011/33961 Esas ve 2013/8193 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
A- Sanık hakkında müştekiler …, …, …’e yönelen eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında 5271 Sayılı CMK.nın 231.maddesinin uygulanmama gerekçesi olarak sanığın suç işlemeye teamül kişiliğinin gösterilmesi karşısında tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun suça sürüklenen çocuk … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilmeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ”ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık hakkında müştekiler … ve …’a yönelen eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2010/6-173 esas 2010/208 sayılı kararında da bahsedildiği üzere sanığın yakalanması üzerine suçunu itiraf edip bozuk paraları çaldığı minibüsleri göstererek, paraların henüz başvurusu bulunmayan müşteki …’a teslimini sağladığının anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Müşteki …e yönelik uygulamada, TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılırken hesap hatası sonucu 8 ay 20 gün yerine 8 ay 10 gün bulunarak eksik ceza tayin edilmesi,
3- Sanık hakkında, müşteki…e yönelen eylemi tamamlandığı halde, tamamlanmış ve teşebbüs aşamasında kalan suçlardan iki kere hüküm kurularak cezalandırılmasına karar verilmesi,
4- 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilmeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 10.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.