YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3892
KARAR NO : 2021/25130
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
1-Katılan …’a yönelik yapılan tebligatta 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir.
Katılan …’ın temyiz dilekçesinde bildirdiği adresi yerine, mahkemede bildirdiği ve MERNİS adresi ile aynı olan adresine doğrudan Tebligat Kanununun 21/2.maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu,
2- Katılan …’ın yokluğunda verilen kararın, aynı zamanda bilinen en son adresi olan MERNİS adresine, öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği, mümkün olmaması durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve temyiz iradesinin belirlenmesi bakımından gerekçeli kararın katılan …’ın’a yöntemince tebliğ olunması gerektiği,
Anlaşıldığından, katılan …’ın tebliğnameye aykırı olarak, temyiz istemi hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, katılanlar … ve …’a gerekçeli kararın tebliği ile katılan …’nın da temyiz etmesi halinde ek tebliğname düzenlendikten sonra Dairemize gönderilmek üzere incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.