Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14014 E. 2021/10833 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14014
KARAR NO : 2021/10833
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … İdaresi ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin eksik olduğu açıklanarak, yörede yapılan orman tahdidi ve özel orman olarak sınırlandırma işlemine ilişkin tüm evrak ve haritaların getirtilip keşfen zemine uygulanması suretiyle çekişmeli taşınmazların orman tahdidine göre konumlarının ve niteliklerinin kesin olarak saptanması, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde zilyetlik iddiasının dinlenemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi, aksi takdirde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde yöntemince araştırma yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı gerçek kişilerin davasının HMK’nin 150.maddesi kapsamında açılmamış sayılmasına; davacı … İdaresinin davasının ise kısmen kabulüne, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 1270, 1272 ve 1282 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 1261, 1262, 1268, 1307, 1333 ve 1334 parsel sayılı taşınmazların ise fen ve orman bilirkişileri raporlarına ekli krokide (A) harfiyle gösterilen bölümlerinin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 26/1.maddesi; “Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü içermekte olup, dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre, birleşen dosya davacısı Orman İdaresinin, ada ve parsel numarası belirtmeksizin 1979 yılında yörede yapılan orman kadastrosuna göre 1-14 OS noktaları arasında kalan 428.333 metrekare yüzölçümündeki alanın … Özel Ormanı olarak sahipleri adına sınırlandırıldığını, 6831 sayılı Kanun’un 52. maddesine göre özel ormanların 500 hektardan küçük parsellere bölünemeyeceğini, ancak kadastro sırasında taşınmazların davalılar adına ifraz edildiğini ileri sürerek, söz konusu ifraz işleminin iptali ile taşınmazların özel orman olarak tespit ve tevhit edilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Anılan yasa hükmü uyarınca Mahkemece, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerekirken, talep aşılarak bazı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline hükmedilmesi isabetsizdir.
Öte yandan Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında yörede yapılan tüm orman tahdidi ve özel orman olarak sınırlandırma işlemlerine ait tutanak ve haritaların getirtilip uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazların konumlarının belirlenmesi gereğine değinildiği halde, bozma sonrası alınan orman bilirkişi kurulu raporunda, çekişmeli 1261 sayılı parselin tamamen, 1262, 1268 ve 1270 sayılı parsellerin de (A) bölümlerinin özel orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiği ifade edilmiş, ancak kadastro paftasıyla yapılan çakıştırmada orman sınır noktalarının işaretlenmediği, kısmen özel orman sınırları içinde kalan (A) harfli bölümlerin ise koordinatsız ve ölçeksiz olarak işaretlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosyanın ikmal edilmesinden sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parseller yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, çekişmeli taşınmazların özel orman olarak sınırlandırılan alanda kaldığı saptandığı takdirde 6831 sayılı Kanun’un 47, 52; Yönetmeliğin 17/d maddesi gereğince özel ormanların 500 hektardan küçük parsellere ayrılamayacağı gözetilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu, taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı … İdaresi ve davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 02.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.