YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9620
KARAR NO : 2013/20799
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müşteki …’ın 01.10.2006 günü saat 14:00 sıralarında evinden ayrıldığını, aynı gün saat 22:00 sıralarında ise, evinden hırsızlık yapıldığını öğrendiğini söylemesi, sanığın suça konu eve saat 18:30- 19:00 sıraları girdiğini beyan etmesi ve suç tarihinde de güneşin 18:52’de battığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin geceleyin işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise, anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, hırsızlık suçundan verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesi gereğince sonuç olarak 3 yıl hapis cezası şeklinde belirlenmesi, yine sanık hakkındaki hüküm fıkralarından ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müşteki …’ın 01.10.2006 günü saat 14:00 sıralarında evinden ayrıldığını, aynı gün saat 22:00 sıralarında ise, evinden hırsızlık yapıldığını öğrendiğini söylemesi, sanığın suça konu eve saat 18:30- 19:00 sıraları girdiğini beyan etmesi ve suç tarihinde de güneşin 18:52’de battığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin geceleyin işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesi ile uygulama yapılması,
2- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise, anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.