Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/12319 E. 2012/14334 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12319
KARAR NO : 2012/14334
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca yüklenen suçun alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında; sanıklara zorunlu müdafii atanıp, hazır bulundurulmamak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 188/1. maddesine aykırı davranılması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
3- Etkin pişmanlık göstererek çalınan şeyin iade ya da bedelinin tazmininin suç failinin veya ortaklarından biri tarafından bizzat pişmanlık göstererek yerine getirilmesi gerekmesine göre, çaldıkları otomobil ile kaza yapan hükümlü ve suç ortaklarının aracı terk edip yaya olarak kaçarken yakalanmaları ve otomobilin hasarlı şekilde ele geçirilmesi karşısında; gerçek anlamda pişmanlık gösterdiğinden söz edilemeyeceği gibi mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderme koşulu da gerçekleşmediğinden 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4- Kabule göre de;
a- 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanması sırasında, denetim olanağını ortadan kaldıracak şekilde indirim oranının yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
b- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.