Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/31627 E. 2013/5076 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/31627
KARAR NO : 2013/5076
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türlerine göre; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizleri olanaklı olmadığından sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında geceleyin hırsızlığa teşebbüs ve geceleyin birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olduğu; aynı Yasa’nın 119/1-c maddesinde yer alan düzenlemenin de konut/işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olduğu gözetilerek, aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacakları belirlenerek yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 20.12.2011 tarih ve 2011/2-281 ile 2011/285 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında düzenlenen iddianamede, yanılgı ile uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine olacak şekilde uygulanmaması, sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyeceğinden, tebliğnamede yer alan (1) numaralı bozma istemli düşünce; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 09.10.2012 tarih, 2012/1-405 esas ve 2012/1802 karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere, iddianamede işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarına ilişkin eylemlerin anlatılması ve ek savunma verilerek hüküm kurulması karşısında tebliğnamede yer alan (2) numaralı bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesine göre uzlaşmaya tabi olan hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden, sanıkların velilerine ve mağdura 5271 sayılı CMK’nın 253/4. maddesine göre mahkemece uzlaşma teklifinde bulunulması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Kayden 05.01.1991 doğumlu olup suç tarihi olan 19.08.2005 tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda yer alan sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi yerine aynı Yasa’nın 31/3. maddesi uyarınca uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda yer alan sanık … hakkında Adli Tıp Kurumu İzmir Şube Müdürlüğünce düzenlenen 19.08.2005 tarihli farik mümeyyiz raporunda yalnızca hırsızlık suçuna ilişkin olarak görüş belirtildiği, geceleyin birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden değerlendirme bulunmadığı, adı geçen sanık hakkında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalınca düzenlenen 11.10.2006 tarihli raporun ise sanığın 28.08.2004 tarihli bir eylemine ilişkin olduğu; sanık … hakkında yine Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalınca düzenlenen 01.07.2008 tarihli, dosyada onaylı sureti bulunan raporun da adı geçen sanığın 25.05.2005 tarihli bir eylemine ilişkin olduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 06.03.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.