Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21203 E. 2021/6808 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21203
KARAR NO : 2021/6808
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taraflarca yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalının istinaf talebinin esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin 13/01/2014 tarihinde elektrikli bisikletiyle seyir halinde iken yola dava dışı bir tanker tarafından dökülmüş kaygan madde sebebiyle bisikletinin kayarak devrilmesi sonucunda yaralandığını, femur boyun kırığı oluştuğunu, yolun bakım ve güvenliğini sağlamakla sorumlu olan davalı belediyenin hizmet kusuru sebebiyle kazanın meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL geçici, 100,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla maddi tazminat talebini 236.410 TL ye yükseltmiştir.
Davalı, yersiz açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi’nce tüm dosya kapsamına göre; davalının olayda %20 kusurlu olduğuna bilirkişi heyet raporu, ATK 3. İhtisas Dairesinin maluliyet raporu, hesap bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 531,69 TL geçici iş görmezlik zararı, 46.750,33 TL sürekli iş görmezlik zararı olmak üzere toplam 47.282,02 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 13/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/12/2019 tarih ve 2016/4 Esas, 2019/417 sayılı kararının kaldırılmasına, davacının olayda kusuru bulunmadığından kusur indirimi yapılmaksızın davanın kabulü ile 2.658,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 233.751,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 206.430,00 TL’sinin dava dışı Güvence hesabı tarafından hüküm tarihinden sonra ödenmiş olduğu ancak Güvence hesabı tarafından faiz ödemesi yapılmamış olması nedeni ile 206.430,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 13.01.2014 günü ile ödeme tarihi olan 18.12.2020 gününe kadar işleyecek yasal faizinin davalıdan tahsiline, dava dışı Güvence hesabı tarafından ödemesi yapılmayan bakiye 27.321,65 TL ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurunda kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK’nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Somut olayda; davacının bisiklet sürücüsü olduğu, kaza tespit tutanağında koruyucu tertibatının bulunup bulunmadığına ilişkin tespite rastlanmadığı, ancak trafik kazası sonucu “femur boyun kırığına” bağlı sürekli maluliyet meydana geldiği anlaşılmaktadır. Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti tarafından; KTK’nun 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği hükümlerine ve aracın özelliğine göre takılması gereken koruyucu ekipman olan dizlik takılıp takılmadığının araştırılması; kaza nedeniyle oluşan maluliyetin (femur boyun kırığı) koruyucu dizlik halinde de oluşup oluşmayacağı ve dizlik takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanların takılmamış olması ve maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, Dairemizin uygulamaları da dikkate alınarak TBK md. 52 uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
b) Somut olayda, dava dışı Güvence Hesabı tarafından 18/12/2020 tarihinde davacıya 206.430 TL sürekli maluliyet tazminatı ödendiği anlaşılmakla, bu ödemenin güncelleştirme yapılarak hesaplanan sürekli maluliyet tazminatından düşülmesi ve var ise belirlenecek bakiye zarara olay tarihinden faizi ile hükmedilmesi gerekirken, Güvence Hesabı tarafından ödenen miktara güncelleme yapılmadan, olay tarihinden ödeme tarihine kadar faiz işletilerek zararın belirlenmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2/a-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine. ve aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.