YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1772
KARAR NO : 2021/6767
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında davalı … vekilinin, davalı … vekilinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf talebinin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalı asil … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2011/3329 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı borçlunun aciz halinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı “…, … İlçes, … Mah. … Mevkii, 229 ada, 13 parselde kayıtlı taşınmazın ve … ili, … ilçesi, … Mah. … Mevkii, 271 ada, 1 parselde 2+çatı arası kat, 12 nolu dublex meskenin mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini, beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline, icra dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne karar verilmiş hüküm süresi içerisinde davalı … vekili, davalı … vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davalı asil … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı … vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai
kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının ve davalı asil …’ın tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, ayrıca ticari işletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamının ve mühim bir kısmının devri halinde de tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda davalı … vekili tarafından dava konusu “…, … İlçesi, … Mevkii, 229 ada, 13 parselde kayıtlı taşınmazın şuyulandırma sonucunda 229 ada, 24 parsel olduğu, söz konusu parselin yanında bulunan diğer iki parselde satın alınarak tevhit işlemi yapıldığı, üzerine iş merkezi yapıldığı , iş merkezinden dava dışı şahısların mal satın aldığı belirtilmiştir.
Mahkemece, davalı … vekili savunmaları doğrultusunda araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece, davalı … vekilinin savunmaları doğrultusunda dava konusu 229 ada 13 parselin tevhid işlemlerinden sonra hangi parsele geldiği tespit edilerek, 13 parsele denk gelen ve davalı … tarafından dava konusu gayrımenkul ve diğer 2 parsele üzerine iş merkezi kurulduğunun beyan edilmesine göre söz konusu iş merkezinde davalı …’a düşen tüm taşınmazların ve hisselerin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp, Bölge Adliye Mahkemesi’nce de bu hususa yönelik davalı … vekilinin istinaf başvurusunun yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair, davalı asil …’ın tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK madde 373/1 hükmü gereğince dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 9.099,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 13/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.