YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15421
KARAR NO : 2021/18498
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2006 tarihli ve 2005/936 esas, 2006/185 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/04/2021 gün ve 16308/2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/06/2021 gün ve 2021/50776 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Anılan kararın kesinleşmesini müteakip, 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun uyarınca hükümlü hakkında esasen açılmış bulunan kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi gerekirken mahkumiyet kararı verildiği gerekçesiyle dosyanın resen ele alınarak, sanık hakkında verilen cezanın dava zamanaşımı süresince ertelenmesine ilişkin anılan Mahkemenin 02/11/2010 tarihli ve 2005/936 esas, 2006/185 sayılı ek kararını müteakip, sanığın erteleme kararından sonra 03/01/2011 tarihinde önceki suç cinsinden hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 4616 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 4. bendi uyarınca infazın devamına dair anılan Mahkemenin 27/09/2018 tarihli ve 2005/936 esas, 2006/185 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli ve 2018/1448 değişik iş sayılı kararının asıl hükmün bozulması halinde hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
4616 sayılı Kanun’un 1/4. maddesinde yer alan, “23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir; varsa tutukluluk hâlinin kaldırılmasına karar verilir. Bu suçlarla ilgili dosya ve deliller, her bir suçun dava zamanaşımı süresinin sonuna kadar muhafaza edilir.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, yargılamaya konu olayda, şüphelinin anılan Kanun’un kapsamına giren 13/03/1999 tarihli eylemine ilişkin olarak, 4616 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 22/12/2000 tarihi itibariyle hazırlık soruşturmasına başlanmış ise de, henüz iddianame düzenlenmek suretiyle kamu davası açılmadığından soruşturma savcılığınca anılan düzenleme uyarınca davanın açılmasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği halde bu husus gözetilmeksizin kamu davası açıldığı gözetilerek, açılmış olan kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın yokluğunda verilen Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2006 tarihli kararın sanığın yargılamada beyan ettiği adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, bu kez daha önce usulüne uygun tebligat işlemi icra olunmayan aynı adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla, tebligatın usule uygun olmadığı ve 21.03.2006 tarihli mahkumiyet kararının kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2006 tarihli kararının sanık …’a usule uygun olarak tebliğ edilip, kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (BÜYÜKÇEKMECE) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 21.03.2006 tarihli ve 2005/936 E., 2006/185 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 03/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.