YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16097
KARAR NO : 2012/22387
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Temyize gelmeyen sanık … ile birlikte hareket eden sanık …’in, 02.03.2006 günü, gündüz sayılan zaman diliminde, şikayetçilerin evine kapı kilidini kırarak girip ziynet eşyalarının yanı sıra otomobil anahtarını da almasını müteakip 04.03.2006 günü, gece sayılan zaman diliminde bahse konu anahtarı kullanarak park halinde bulunan otomobili hırsızlamak şeklinde beliren eylemlerinin bir bütün olarak aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK’nın 37/1, 142/2-d, 143, 43, 53, 63. maddelerine uyduğu gözetilmeden, eylemlerin iki ayrı hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanığın yakalanmasını müteakip suça konu ziynet eşyalarını sattığı işyerini kolluk görevlilerine göstererek hırsızlığa konu çeyrek ve yarım altın dışındaki altınların şikayetçilere iadesine olanak tanıması karşısında, suça konu altınların bedelinin altınları satın alan ve temyize gelmeyen sanık …’e ödenip ödenmediği tespit edildikten ve şikayetçilerin kısmi iade nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanmasına rıza gösterip göstermedikleri sorulduktan sonra bu konuda değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
3-Şikayetçilerin evinin kapı kilidini kırmak suretiyle içeri girerek hırsızlık eylemini gerçekleştiren sanığın bu eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Yasa’nın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması,
4-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, (1), (2) ve (3) numaralı bozma nedenlerinden temyize gelmeyen sanık …’un da yararlandırılmasına, 31.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.