YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27185
KARAR NO : 2012/15632
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Uyap’tan alınan 02.07.2012 tarihli nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 11.12.2006 tarihinde öldüğünün anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının gözetilmemiş olması ve 10.10.2005 tarihli oturumda şikayetçinin, olay tarihinde kamyonunun kilitli olan mazot deposunun zorlanarak açıldığı yönündeki anlatımı ile 11.10.2005 tarihli keşif sırasında dinlenen bilirkişinin, gömme kilit bulunan mazot deposu kapağının sağlam ve muhkem olduğu yönündeki değerlendirmesi karşısında, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK uygulamasında 493/1. madde kapsamında olduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından ve mevcut uygulama her durumda sanık lehine olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 5. maddesi ile ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürüldüğünün gözetilmemesi,
2-Suçun iştirak halinde işlenmesi dolayısıyla sebebiyet verilen yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken, müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanığın “960 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘960 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına’’ cümlesinin eklenmesi ve yargılama giderinin ‘‘müştereken ve müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘65,20’şer TL yargılama giderinin sanıklardan ayrı ayrı tahsiline’’ ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.07.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.