Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35443 E. 2020/20224 K. 24.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35443
KARAR NO : 2020/20224
KARAR TARİHİ : 24.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde 1994 senesinin 2. Ayında iş akdinin haksız feshedildiği 2009 yılının 12. Ayına kadar aralıksız çalıştığını, son aylık net ücretinin 4.500 USD olduğunu ayrıca senede 2 defa iki maaş tutarında ikramiye verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatının davalı işyerinden tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 18/09/2001 – 28/02/2003, 01/03/2003 – 01/08/2003, 02/08/2003 – 31/08/2003, 07/03/2004 – 31/03/2004, 01/04/2004 – 30/11/2004, 01/12/2004 – 31/01/2006, 01/02/2006 – 01/11/2006, 02/11/2006 – 21/12/2009 tarihleri arasında şirketin yurtdışı şantiyelerinde görev yaptığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının kesintisiz çalışmadığını, belirli dönemler halinde çalıştığını, belirli süreli iş ilişkisi kurulduğunu, işin bitirilerek tesliminden sonra iş ilişkisinin sona erdiğini, davacının son olarak 14,79 USD saat ücretiyle çalıştığını, iddia edilen ücretle çalışmadığını, saat ücreti esas alınarak hesaplanan ücretin davacının banka hesabına ödendiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacının hizmet süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili davacnın davalıya ait işyerinde 1994/2.ayından 2009/12.ayına kadar davalı işyerinde aralıksız çalıştığını iddia etmiştir. Davalı vekili davacının şirketin vurtdışı şantiyelerinde; 18.09.2001-28.02.2003, 01.03.2003 – 01.08.2003, 02.08.2003 – 31.08.2003, 07.03.2004 – 31.03.2004, 01.04.2004 – 30.11.2004, 01.12.2004 – 31.01.2006, 01.02.2006 – 01.11.2006, 02.11.2006 – 21.12.2009 tarihleri arasında çalıştığını savunmuştur. Dosyaya celp edilen yurda giriş-çıkış kayıtlarında davacının 12.05.2002 ile 23.12.2009 tarihleri arasında yurda giriş çıkışlar yaptığı, hizmet cetveline göre davacının; 29.05.2000 – 31.03.2001 tarihleri arasında 20 sicil numaralı davalı işyerinde. 16.06.2001 – 01.08.2001 tarihleri arasında 20 sicil numaralı davalı işyerinde. 18.09.2001-12.07.2003 tarihleri arasında 20 sicil numaralı davalı işyerinde. 01.10.2003-30.09.2008 tarihleri arasında 20 sicil numaralı davalı işyerinde sigortalı işe giriş-çıkışının yer aldığı,anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Garanti Bankası A.Ş. tarafından gönderilen 0014201 numaralı hesaba davalı ismiyle ilk defa 13.07.2000 tarihinde başlamak ve sonuncusu 19.01.2010 tarihinde olmak üzere her ay davalı tarafından aylık ödemeler yapıldığı yine aynı hesaba “maaş işleme” açıklamasıyla 1994/8.10.11.1995/ 6.7.8,10.11.1996/1.3.4.5.6.7.9,12 1997/1.2.4.5.1998/7,8.9,10,12.1999/1. aylarda toplam 30 aylık ödeme yapıldığı/’maaş işleme” açıklamamasıyla yapılan ödemelerin kim tarafından yapıldığının anlaşılamadığı ancak davalının ödeme yaptığı hesap içinde yer alması nedeniyle bu ödemelerin de davalı işveren tarafından yapılmış olabileceği kanaatiyle hizmet süresi 2 seçenekli olarak tespit edilerek hesap edilmiştir. Mahkemece 1994-1999 yılları arasında da 30 aylık çalışma süresinin de davalı işveren nezdinde geçtiğinin kabulü ile yapılan seçeneğe göre alacaklar hüküm altına alınmış ise de eksik inceleme doğrultusunda hüküm tesisi hatalıdır. Söz konusu banka kayıtlarının davalıya ait olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı, yine davalı tarafın davacının yurtdışı şantiyelerinde çalıştığını beyan etmiş olması karşısında davacıya ait yurda giriş -çıkış kayıtlarına göre bahsi geçen dönemde yurtdışına çıkışının bulunmadığı görülmekle, bu husustaki çelişkiler de giderilerek , hizmet süresi belirlenmeli sonucuna göre alacaklar hüküm altına alınmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 24/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.