Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23699 E. 2021/18992 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23699
KARAR NO : 2021/18992
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını arttırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazlarının 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık hakkında nitelikli yağma ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin delillerin tamamı değerlendirilmeden hüküm kurulduğuna, tanık beyanının dikkate alınmadığına, şartları oluştuğu halde TCK’nın 62. maddesinin uygulanmadığına, sanığın temyiz isteminin alkol kontrolünün yapılmadığına, olay tarihinde cezaevinde olduğuna, olay tarihlerinin 02.12.2020 ve 03.12.2020 tarihleri olmadığına, ailesinin kendisine ders vermek amacıyla şikayetçi olduğuna, tekrar yargılanmayı talep ettiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihlerinin nitelikli yağma suçundan 02.12.2020, nitelikli yağmaya teşebbüs suçu yönünden ise 03.12.2020 tarihi olduğu, sanığın 03.12.2020 günü saat 15:00’de gözaltına alındığı, aynı gün 21:03’de doktor raporunun alındığı, 04.12.2020 tarihinde de üzerine atılı nitelikli yağma suçundan tutuklandığı, hazırlık aşamasında alınan ifadesinde 02.12.2020 günü katılan ile birlikte kaldıkları olayın yaşandığı eve hiç gitmediğini, 03.12.2020 günü ise eve gittikten sonra odasına
geçip uyuduğunu, katılan olan üvey annesinin kendisi evde uyurken karakola gidip şikayetçi olduğunu söylerken, kovuşturma aşamasında suç tarihlerinde tanık olarak gösterdiği arkadaşı …’ın evinde kaldığını söylediği, tanık …’ın da sanığın suç tarihlerinde evinde kaldığını beyan ettiği, sanığın temyiz dilekçesinde ise aşamalardaki savunmalarının aksine suç tarihlerinde Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda olduğunu belirttiği, incelenen UYAP kayıtlarına göre sanığın suç tarihlerini (02.12.2020 ve 03.12.2020) kapsayacak şekilde 10.09.2020-04.12.2020 tarihleri arasında Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak gözüktüğünün anlaşıldığı, 5271 sayılı CMK’nın 38/A-5 maddesi uyarınca “elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir” hükmü uyarınca UYAP kayıtları ile fiili durum çeliştiği takdirde UYAP kayıtlarına üstünlük tanınması gerektiğinden ve sanığın aynı anda fiilen iki ayrı yerde olması mümkün olmadığından; öncelikle sanığın suç tarihlerinde cezaevinden firar edip etmediğinin sorularak suç tarihlerinde ceza evinde olup olmadığının tespiti ile fiili durum ve UYAP kayıtları arasındaki mevcut çelişkinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde giderilmesinden sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-03.12.2020 tarihli yağmaya teşebbüs eylemine ilişkin olarak; olay günü, katılan ile birlikte kaldıkları eve giden sanığın katılandan para istediği, katılanın parasının olmadığını söylemesi üzerine de “senin a..koyarım, a..koyduğumun orospusu, artık öl de paralar bana kalsın, seni öldüreceğim” dediği, katılanın ayaklarına sandalye ile vurup basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması şeklinde gerçekleşen olayda; sanık hakkında konutta yağmayı düzenleyen TCK’nın 149/1-d ve 35. maddeleri uyarınca dava açıldığı, ilk derece mahkemesince de anılan maddeler uygulanarak ceza tayin edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan incelemede sanığa/müdafiine ek savunma hakkı verilmeden ve aleyhe istinaf talebi de olmadığı halde, TCK’nın 6/f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılması gereken sandalyenin somut olayda kullanılması nedeniyle silahla yağmayı düzenleyen TCK’nın 149/1-a maddesinin de aynı Kanun’un 149/1-d maddesinin yanında uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
3-Nitelikli yağmaya teşebbüs suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a) ve (d) bentlerine aykırı biçimde silahtan sayılan sandalye ve konutta işlenmesine karşın aynı Kanun’un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca (yağmaya teşebbüs suçu yönünden) sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 07.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.