Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/30353 E. 2012/9396 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/30353
KARAR NO : 2012/9396
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları YCGK’nun 20.12.2011 gün ve 2011/2-281 ile 2011/285 sayılı kararında açıklandığı üzere sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine olacak şekilde uygulanmaması sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyeceği anlaşıldığından sanık hakkında 765 sayılı Yasanın 522. maddesinin uygulanması istendiği halde ek savunma hakkı verilmediğinden bozma yapılmasına ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; somut olayda sanığın müştekinin evinin balkon kapısın kırıp hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1 ve 151/1. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.