YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22871
KARAR NO : 2021/9405
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
A)Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
B)Sanık hakkında “özel belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. ancak;
5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “özel belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, sanık hakkında aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda
düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bur suçtan hüküm kurularak aynı Kanun’un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her incelendiğinde; sanığın tek bir suç işleme kararının icrası kapsamında katılan … adına katılan … ile özel belge niteliğinde bulunan 26.08.2010 tarihli sahte satış sözleşmesi düzenlediği, diğer katılana ise aldığı kapora bedeli karşılığında 01.09.2010 tarihinde ödeme günü, tanzim tarihi ve alacaklısı yazılı olmayan 2.000. TL bedelli katılan … adına düzenlenmiş kambiyo vasfı taşımayan özel belge niteliğinde senedi verdiği, dolayısıyla sahte olduğu sabit olan satış sözleşmesi ve senet ile ilgili olarak hukuki kesinti söz konusu olmadığından tek bir özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup, aynı Kanun’un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın attırılması gerektiği gözetilmeyerek, ayrı ayrı iki kez özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.