Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/9801 E. 2012/4762 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9801
KARAR NO : 2012/4762
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Geceleyin bina içinde hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 19.04.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 142/1-b. maddesine uyan hırsızlığın yanında aynı yasanın 116/2 maddesindeki işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun düşünülmemesi,
2-Suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanık …’nın hazırlık aşamasında çalınan malların bir kısmının evinde olduğunu beyan ettiği ve evde bulunan malzemelerin müştekiye teslim edildiğinin
anlaşılması karşısında, iadenin kısmi olduğu ve 168/4 maddesi gereğince müştekinin kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceği tespit edildikten sonra sanıklar hakkında uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Kasten işlemiş oldukları suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Aynen infaza karar verme yetkisinin önceki kararı veren mahkemeye ait olduğu gözetilmeyerek sanık … hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
6-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık … hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve … müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 01.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.