Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/5745 E. 2021/9554 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5745
KARAR NO : 2021/9554
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet

A) Sanıklar … ve … hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … ve sanık … müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
Suç tarihinin en aleyhe kabulle “31.12.2008” olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık … ile sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık … ve … hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafisi ile sanık …’ın; sanık … hakkında “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde;
1) Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2013 tarih ve 2013/3544 Esas sayılı iddianamesi ile sanık …’ın yetkilisi olduğu sanık …’nin ise muhasebecisi olduğu şirketin 2009 yılında Berf Teks .. Ltd. Şti’ne düzenledikleri 137 adet faturanın sahte olduğu iddiası ile açılan kamu davasında; dosya arasında bulunan 21.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda Berf Tekstil şirketine düzenlenen faturaların ödeme belgelerinin ibraz edilmesi nedeniyle gerçek faturalar olduğunun belirtilmesi, 10.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise bu husus açıklanmadan düzenlenen tüm faturaların sahte olduğundan bahsedilmesi karşısında; öncelikle her iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi ve fatura içeriklerinin faaliyet konusuyla alakalı olup olmadığı ve ödeme belgelerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkin tekrar bilirkişi raporu aldırılması, sanık …’nin şirketin muhasebe işlemleriyle ilgilendiğini, düzenlenen faturalardan haberdar olmadığını savunması, sanık …’ın ise şirketi kendisine kurduran kişinin diğer sanık … olduğunu, şirket işleri ile onun ilgilendiğini savunması karşısında; fatura asılları temin edilerek faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanıklara ait olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması, sahte olduğu iddia edilen faturaları kullanan mükelleflerin kimlik bilgileri tespit edilerek tanık olarak beyanlarına başvurulması ve sözü edilen faturaları hangi ticari ilişki karşılığında kimden aldıklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulmasından sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sanıklarının hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi, sanık …’nin suça iştirak ettiği tespit edilirse iştirakinin müşterek fail olarak mı yoksa 213 sayılı VUK 360. madde kapsamında mı kaldığının belirlenmesi ile hükümler kurulması gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
2) Sanık …’nın UYAP aracılığı ile MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre, hükümden sonra 12/11/2014 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/f maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisi, sanık … ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin sanık … bakımından diğer yönleri incelenmeksizin, diğer sanıklar bakımından ise belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.