YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35010
KARAR NO : 2021/9052
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 19.04.2021 tarih ve 2020/16008 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.06.2021 tarih ve KYB-2021/62132 sayılı ihbarname ile;
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.09.2009 tarihli ve 2008/21543 soruşturma, 2009/6484 esas, 2009/495 sayılı iddianamenin iadesine dair Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2009 tarihli ve 2009/160 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2009 tarihli ve 2009/973 değişik iş sayılı kararını müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden düzenlenen 18.03.2014 tarihli ve 2009/240734 soruşturma, 2014/16634 esas, 2014/742 sayılı iddianamenin ikinci defa iadesine dair İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2014 tarihli ve 2014/76 iddianame değerlendirme sayılı kararını müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden düzenlenen 14.05.2019 tarihli ve 2014/50436 esas, 2019/30355 sayılı iddianamenin üçüncü kez iadesine dair İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2019 tarihli ve 2020/214 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 ve 2019/639 değişik iş sayılı kararını müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden düzenlenen 14.07.2020 tarihli ve 2019/152412 soruşturma, 2020/28202 esas, 2020/3314 sayılı iddianamenin dördünce defa iadesine dair İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.07.2020 tarihli ve 2020/209 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.08.2020 ve 2020/1153 değişik iş sayılı kararının “İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca mukayeseye esas alınacak nitelikte yeterli örnek imza ve yazı toplanmadan daha önceki verilen rapora benzer nitelikte rapor düzenlendiği ve çekin ön ve arka yüzündeki imzaların şüpheliler … ve … isimli şahıslara aidiyeti hususunda mukayese yazı ve imzaların yetersiz olması nedeniyle müspet ve menfi yönde bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı rapor edildiği halde önceki iade gerekçelerinde belirtilen eksik hususlar tamamlanmadan iddianame düzenlendiği gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda çek üzerinde bulunan imza ve yazılara ilişkin mukayeseli imza incelemesine dair İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 03.03.2014, 22.06.2015 ve 11.04.2019 tarihli polis kriminali uzmanlık raporlarının dosya arasında bulunduğu, söz konusu raporlarda tüm belgeler ve kişiler hakkında inceleme yapıldığı, alınan 03.03.2014 tarihli uzmanlık raporunda inceleme konusu çek üzerinde bulunan imzalardan şüphelilerden … ve …’in eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2014 tarihli ikinci kez iddianamenin iadesine karar verilmesi sonrası alınan 22/06/2015 tarihli uzmanlık raporunda inceleme konusu çekin sahte olmadığı, … ve … isimli şahısların mukayese esas el yazısı ve imza örneklerinin bulunmaması nedeniyle inceleme konusu el yazıları ve imzaların belirtilen şahıslara aidiyeti hususunda bir kanaat belirtilemediği, 11.04.2019 tarihli uzmanlık raporunda ise mukayase el yazılarına kıyasla çeklerdeki el yazılarının … isimli şahsın elinden çıktığını gösterir nitelikte ve yeterlilikte ortak kaligrafik ve karakteristik bulguların tespit edilemediği, bahse konu imzaların anılan şahsa aidiyeti hususunda müspet ve menfi yönde bir kanaatinde bulunulamayacağının belirtildiği anlaşılmakla, yargılama sırasında bu raporların yeterli bulunmaması hâlinde mahkemesince tekrar rapor alınabileceği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında uzman bilirkişi raporu aldırılmamasının yer almadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.08.2020 tarihli ve 2020/1153 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 25.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.